İSRAİLLİ KOMÜNİSTLER 43. YILINDA İSRAİL İŞGALİNİVE GAZZE FİLOSUNA YAPILAN ÖLÜMCÜL OPERASYONUPROTESTO ETTİLER15 bin İsrail’li komünist ve barışsever 5 Haziran günü Tel Aviv kentinde büyük bir gösteri yürüyüşü yaptı. Filistinli ve Arap toprakları üzerindeki işgalin 43.yıldönümünde protesto sesini yükselten binlerce ilerici İsrailli bu vesileyle İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin Gazze yolundaki gemilere yaptığı cinai saldırıları protesto etti.
Çok sayıda faşist karşı protestocu İsrailli komünist ve barışseverlerin bu gösterisine müdahele etmeye çalıştı ve yürüyüş İsrail Savunma Bakanlığı ve Tel Aviv Müzesi civarında iken yürüyüşçülerin üzerine sis bombası fırlatıldı. İsrailli aşırı sağcı güruh daha sonra yğrğyğş kolunda yerini alan, ülkenin tanınmış barış savaşçısı Uri Avineri’ye saldırarak onun taşıdığı pankartları yırtmaya çalıştı.
|
|||
TEK VE BÜYÜK BİR SENDİKA GEREKLİ!Aşağıdaki yazı Danimarka’nın en büyük sendikalarından birinin lideri tarafından 2009 yılında kaleme alınmış bir yazının tarafımızdan yapılmış tercümesidir. Sendikacı Christensen, bu yazısında dünya ekonomisindeki hızlı değişimin işçi hareketine yaptığı etkiyi değerlendiriyor ve işçilerin birliğinin daha da pekiştirilmesi için bir öneri getiriyor. En önemlisi, işçi hareketini mevcut verili durumla cesurca yüzleşmeye ve olumsuzlukları aşmak için köklü bir tartışma başlatmaya çağırıyor. Christensen’in yazısında örneklediği değişim bazı yönleriyle gelişmiş Batı ülkelerine özgü sorunlara işaret ediyor, bazı açılardan da işçi hareketinin Türkiye’de yaşamakta olduğu sorunları aydınlatıyor. İşçinin bölünmüşlüğü yalnızca Türkiye’ye özgü bir durum değil, kapitalizmin evrensel bir gerçeğidir. Türkiye’deki durumun özgünlüğü, ya da “ilginçliği”, bu bölünmüşlüğün ortadan kaldırılması yönünde sendika yönetimleri nezdinde bugün hemen hemen hiçbir girişim yapılmıyor olmasıdır. Bu suskunluk ve atalet, bizce ciddiyetle üzerine gidilmesi gereken bir sorundur. Hem iktidarlarca hem de işverenlerce azdırılan işçinin bölünmüşlüğü konusunda biz eskiden beri hassas olduk. İşçilerin kapitalist işleyişlerce her an yeniden üretilen bölünmüşlüğüne karşı sendikal harekete uzun zamandır çeşitli önerilerde bulunduk. Sendikal anlayışımızın “sendikal birlik – sendika-içi demokrasi – militan eylem” olduğunu hep vurguladık. Çeşitli zamanlarda çeşitli somut çağrılarımız oldu. Danimarkalı sendikacı P. E. Christensen’in bu yazısı münasebetiyle, işçi hareketinin birliği konusunu yeniden ele almak ve yayınladığımız yazıları sendikacı arkadaşlara ulaştırarak “sendikal birlik” konusunda yeni bir tartışma başlatılmasına bu vesileyle önayak olmak istiyoruz. İşçinin birliği doğrultusunda atılan her pratik adımın, komünistlerin teorik doğrusuyla işçi hareketinin pratik çizgisini daha da yakınlaştıracağını düşünüyoruz. Çünkü, Karl Marks’ın Komünist Manifesto’da da vurguladığı üzere, komünistlerin işçi hareketinin çıkarlarından başka çıkarları yoktur. 1 Mayıs’ı Taksim’de güzel bir birlik eylemine dönüştüren sendikacı arkadaşların bu konuda da sınıf sezilerine dayanarak yeni ve güzel adımlar atacağından hiçbir kuşku duymuyor ve sendikacı arkadaşları bu yazıyı değerlendirmeye çağırıyoruz.
|
|||
İŞÇİ SINIFINA KALKAN SOPAYusuf ZamirYusuf Zamir’in “enternasyonal forum” sitesinde yayınlanan yazısını Lenin’in devrim sonrasında “sosyalizm” olarak tanımladığı düzen ile burjuva Taylorizm arasındaki ilişkiyi biraz daha açması ve Parti anlayışındaki bazı sorunları öne çıkarması açısından aynen yayınlıyoruz. "Reel sosyalizm"in kendisini aklamak için servis ettiği resmi tarihe göre, devrimden sonra sanayi üretimini ayağa kaldırabilmek için işçilere Taylorcu disiplinin dayatılması zorunluydu, başkaca bir çözüm yolu yoktu. Oysa, işçilere Taylorcu disiplinin dayatılması, sadece, yabancılaşmış faaliyeti olumlayan pozitif güzergâhın sınırları dahilindeki bir zorunluluktu. Yabancılaşmış faaliyeti inkâr mücadelesinin açmakta olduğu negatif güzergâh ise farklı çözüm perspektifleri sunmaktaydı. Örneğin, Bolşevik partideki sol kanat, hazırladığı "Şimdiki Durum Üstüne Tezler" başlıklı manifestoda, Taylorcu dayatmayı eleştirmiş ve farklı bir bakış açısı getirmişti.
|
|||
1 MAYIS’TA HAYDİ TAKSİM’E!
Bu karar dolayısıyla tüm işçi liderlerine teşekkür ederiz. Ama bu güzel sonucun, işçi örgütleriyle devrimci örgütlerin 33 yıldır süren kararlı ve ısrarlı mücadelesinin bir ürünü olduğu da unutulmamalıdır. Her 1 Mayıs’ta Taksim’den kaçanlara ders olsun!
|
|||
VARLIK BARIŞI YASASI SAHTEKARLIĞINA HAYIR!A.KızıltoprakVarlık barışı adı ile 31/12/2009 tarihinde sonlandırılan, yurtiçinde ve yurt dışındaki gayri resmi servetlerin resmileştirilmesi için uygulanan Varlık Barışı Yasası kapitalist sistemin büyük sermayeye bir kıyağıdır. Baktığımız zaman, devlete fayda getirmemesine rağmen (ki devlete fayda sağlayıp sağlamaması komünistler için zaten önemli değildir) bu uygulama, içeriği bakımından sermaye gruplarının yapmış olduğu gayri yasal uygulamanın aklanması ve onların ileriye dönük kollanmasıdır.
|
|||
İşçi kontrolüne karşı TaylorizmY.Zamir’in bu yazısı iki bölüm halinde Enternasyonal Forum’da yayınlandı. Biz her iki bölümü tek bir metinde birleştirerek yayınlıyoruz. 7 - 14 Ocak 1918 tarihli Birinci Rusya Sendikalar Kongresi’nde, yeni kurulan Rusya Metal İşçileri Sendikası sekreteri olarak, Aleksey Gastev adında enteresan bir zat da hazır bulundu. Aleksey Gastev, Taylorcu çalıştırma sistemine hayranlığıyla biliniyordu. Gastev, kongreye, çalışma disiplinini ve üretkenliği artırmak için Taylor sisteminin uygulanmasını savunan bir karar tasarısı sundu. Kongre büyük bir çoğunlukla tasarıyı kabul etti. Gastev'in ya da kongrede söz alan öteki liderlerin hangi sol elbise altında konuştukları başka şeydir, savundukları fikirlerin gerçek hayattaki hangi eğilimlere karşılık geldiğini araştırmak başka şeydir.
|
|||
YATTIĞIN YER AYDINLIK OLSUN,BAYLIK YOLDAŞ!
Mıgırdıç’ın çocukluğu, genellikle Rum ve Ermeni nüfusun yoğun yaşadığı bir İstanbul semti olan Kurtuluş’ta geçti. İlk ve ortaokulu Ermeni Pangaltı Lisesi’nde okuyan ve parlak bir öğrenci olması nedeniyle ortaokulu sınıf atlayarak bitiren Mıgırdıç, lise öğrenimini o zaman Robert Kolej olarak bilinen okulda tamamladı. 1962 yılında bu okulun Mezuniyet Katalogu’nda Mıgırdıç Baylık için şöyle yazıyordu: “Matematik’te en yüksek notları kim alır? Mıgırdıç! Fizikte? Yine Mıgırdıç! Onun bilime yatkın bir zihni var. Herhangi bir matematik ya da fizik problemini fazla zorlanmadan çözebilir. Onun bilim aşkı bunu kolaylaştırıyor. Matematik ve fizik çalışmasının yanı sıra onu bir de Kütühaneci Yardımcısı olarak çalışırken, ve arkadaşlarıyla Rauf’la ve “çete”nin öteki üyeleriyle şakalaşırken görürsünüz. Sakin ve yumuşak karakteri onu arkadaşlarının arasında oldukça popüler kılmıştır. Biraz pasif oluşu onun gelecekte bilimsel bir alanda elde edeceği başarıya fazlaca engel olacak bir şey değildir.“
|
|||
İKİLİ TOPLUMSAL İKTİDARYusuf Zamir’in bu yazısı Sosyalist Forum ve Enternasyonal Forum adlı internet sitelerinde de yayınlanmıştır. Dünya çapında komünist hareketlerde kendisini ısrarla öne çıkaran yanlış çizgilere, hakim “klasik” anlayışlara şiddetli bir eleştiri içeren ve bu yönüyle teorik alanda büyük öneme haiz olan bu yazıyı, komünist hareketin gerçekten ayağa kalkması inancını taşıyan izleyicilerimizin ilgiyle okuyacaklarını düşünüyoruz.
|
|||
TEKEL İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİ SINIF MÜCADELESİDİR!Militan Mücadeleyi Sendikal Birliği Güçlendirelim AKP iktidarınca başlatılan özelleştirme sonucu kapatılan işyerlerinde büyük haksızlıklara, hak kaybına maruz bırakılan TEKEL işçilerinin mücadelesi, artan bir enerji ve savaşım azmi ile sürüyor. Mücadele şiddetlendikçe saflar belirginleşiyor, ortam kızışıyor. Kimisi sabık komünist olan liberal dangalakların sınıf mücadelesinin kalktığı ya da artık belirleyici olmadığı yolundaki ‘tespitleri’nin üstünde bile durmaya gerek olmadığı gün gibi ortadadır.
|
|||
R. Yürükoğlu (4 Kasım 1945 - 11 Aralık 2001)
Partimizin Genel Sekreteri R. Yürükoğlu yoldaşı ölümünün 8. yılında saygı ve sevgi ile anıyoruz.
|
|||
Lisan-ı hal ile söylenen nedirYusuf Zamir’in ”Sosyalist Forum” sitesinde yayınlanan 1917 Devrimi’nde işçi kontrolü meselesi ve komünist parti liderliğinin konuya yaklaşımı üzerine yazdigi ikinci yazıyı da, konunun önemine binaen aynen yayınlıyoruz. Sitemizin okurlarını, yoldaşlarımızı da bu konuda tartışmaya çağırıyoruz. * * * Bolşevik siyasete egemen olan devletçi zihniyet, iktidara gelmeden önce işçi kontrolü mücadelesini hep destekler göründü ama bu mücadelenin kurucu niteliğiyle hiçbir zaman uyuşmadı. Çünkü, işçi kontrolü mücadelesinin kurucu dinamiği, Bolşevik partinin İkinci Enternasyonal'den devraldığı, sosyalizmi devlet marifetiyle kurma anlayışına karşı yönde işliyordu.
|
|||
EKİM DEVRİMİ ÜZERİNE RUSYA’DAN BİR DEĞERLENDİRMEAşağıdaki metnin bir grup Rus aydınının Ekim Devrimi’nin 90. Yıldönümü münasebetiyle yayınladıkları, bu aydınların devrim ve komünizm mücadelesini kavrayış biçim ve düzeylerini yansıtan bir değerlendirmedir. Şurası açık ki, bu aydınlar ve onların temsil ettiği zümre, onca yıl içinde yaşadıkları, sorunlarıyla cebelleştikleri toplumun tarihini, olması gerektiği derinlikte ele alamıyorlar. Ancak, teorik planda önümüzdeki dönemin en önemli görevine (Sovyet Devrimi’nin değerlendirilmesi, SB’nin ve ona bağlı blokun çöküş ve dağılışının açıklanması) bir nebze olsun ışık tutması ve tartışma açmaya yardımcı olması açısından- iki yıl önce yazılmış olmasına rağmen- bu metni yayınlıyoruz.
|
|||
1917Yusuf Zamir’in ”Sosyalist Forum” sitesinde iki bölüm halinde yayınlanan 1917 Devrimi’nde işçi kontrolü meselesi ve komünist parti liderliğinin konuya yaklaşımı üzerine yazdigi yazıyı, Ekim Devrimi’nin 92.yıldönümü münasebetiyle konunun önemine binaen aynen yayınlıyoruz. Sitemizin okurlarını, yoldaşlarımızı da bu konuda tartışmaya çağırıyoruz.
|
|||
”Konfederasyonlar ve aynı iş kolundaki sendikalar birleşelim, örgütsüz yerlerde örgütlenelim”
|
| Yazının Tamamı | TKP Web Sitesi |
25 Temmuz 2009 |
"Birleşmemiz, işçilerimizi daha güçlü kılacaktır"
Zonguldak’da yayınlanan Susma gazetesinin Türk-İş’e bağlı Genel Maden-İş sendikası genel başkanı Ramis Muslu ile yaptığı röportajı içerdiği güzel tartışma konularını paylaşmak üzere sitemizde yayınlıyoruz.
| Yazının Tamamı | TKP Web Sitesi |
14 Temmuz 2009 |
TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI
“SOKAKLAR ISINIYOR, EYLEMSE EYLEM,
GREVSE GREV” DEDİ
Türk-İş’in Zonguldak’ta Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Şemsi Denizer Konferans Salonu’nda düzenlediği İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri’nin açılışına katılan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, burada bir konuşma yaptı.
Kumlu, konuşmasında sert mesajlar verdi. Yaklaşık 300 bin işçiyi ilgilendiren kamu çalışanları toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde hükümetle yaptıkları çerçeve protokol görüşmelerinde birinci ve altıncı altı aylar için yüzde 3’er, üçüncü ve dördüncü aylar için yüzde 2.5’ar zam önerildiğini hatırlattı, “yüzde 5.24’lük enflasyon üzerinden zam teklifinde bulunuyorlar. Oysa 2008 yılı enflasyon oranı yüzde 9.5’dur ve ücretlere zam konusunda dikkate alınmalıdır. Bu rakamlarla anlaşamayız. Sokaklar ısınıyor. Eylemse eylem, grevse grev. Hazır olun” dedi. Kıdem tazminatıyla ilgili tartışmalara da değinen Kumlu, “kıdem tazminatına dokunanın eli yanar” dedi.
| Yazının Tamamı | TKP Web Sitesi |
25 Haziran 2009 |
“Amelebirliği köklü bir kurumdur”
Zonguldak Amelebirliği’nin 16 temsilciliği için seçimler yapıldı
2009-2012 Dönemi Ereğli Kömür Havzası Amelebirliği Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı, Zonguldak- Merkez, Kozlu,Üzülmez, Karadon, Gelik, Armutçuk, Amasra ve Çatalağzı (ÇATES) İşletmesi Sandık ve Şube Organlarında görev alacak işçi üyelerin seçimi Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ve ÇATES’e bağlı işyerlerinde 28 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirildi.
| Yazının Tamamı | TKP Web Sitesi |
29 Mayıs 2009 |
Rusya Komünistleri Hakkında Bazı Yeni Bilgiler
Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) Merkez Komitesi Örgütlenme Bölümü ile Uluslararası Bölümü’nün hazırladığı ve elimize ulaşan bazı istatistik bilgiler aynen şöyle:
Mayıs 2009 itibarıyla RFKP’nin 154 bin 75 üyesi var, yerel / bölgesel parti örgütlerinin sayısı ise 2404. Temel parti örgütlerinin sayısı 13 bin 681.
| Yazının Tamamı | TKP Web Sitesi |
29 Mayıs 2009 |
DUYURU
Parti komitemiz geçtiğimiz günlerde bir grup yoldaşla gündemli toplantısını yaptı. Daha önceki toplantılarda söz verildiği üzere mali rapor toplantıya bilgi için sunuldu. Katılanlar mali raporda herhangi bir uygunsuzluk, yanlışlık bulmadıklarını belirttiler.
“Hesaplarda düzensizlik, kayıp, güven suistimali olmadığı” tespit edildi. Uzunca bir zamandır ilk kez böyle bir açıklıkla karşılaşıldığı uzun süredir toplantılardan uzak kalan bir yoldaş tarafından dile getirildi. Bir yoldaş “ilk defa ‘bundan daha çekirdeği, göbeği yok’ diyen bir hesap gördüğünü” ifade etti.
| Yazının Tamamı | TKP |
17 Mayıs 2009 |
Geleceğimizi yeniden yaratmak üzerine
Salih Can
İşçi ve komünist hareketin bugünkü durumu denince teorik başıboşluk içinde örgütsel koşturmaca, başsız tavuklar gibi ortalıkta dolanma göze çarpıyor; sürekli kan kaybı, yaş ortalamasının yükselme eğiliminde oluşu ciddi bir tehdittir, vb derken, bir arkadaş iletisinde solda olup bitenlerin dedikodusunu aktarmış. Bilgilerimizi tazelemiş olduk.
| Yazının Tamamı | 15 Mayıs 2009 |




Bu yıl, yalnızca Türk-İş, Disk ve Kesk’in değil, iktidar yanlısı bilinen Hak-İş, Memur-Sen ve T. Kamu-Sen’in de katılımıyla 1 Mayıs’ın TAKSİM’DE kutlanacağı ilan edildi. Altı emek örgütünün bu kararı o denli ağırlık taşıyor ki, emekçi düşmanı İstanbul valisi bile 1 Mayıs’ın İstanbul’da Taksim’de kutlanmasından yana olduğunu ilan etti.. 
